Kayıtlar

2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Askerlik ve İlişki : 2. Ay

Günlerim genel itibari ile yoğun geçiyor, finaller başladı çünkü. Ders çalışmaktan hoşlanmasam da bu yoğunluktan hoşnutum, böylece zaman hızla akıp gidiyor. Bu yıl son senem ve artık ciddi anlamda okul denen illetten kurtulmak istiyorum, gerçi mezun olanlar şimdi böyle söylediğin için pişman olacaksın, okulu çok özleyeceksin diyorlar ama bilemiyorum. Lisedeyken de bitince liseyi özleyeceğimi söylerlerdi, hiç özlemedim. Okul hayatına dair özlediğim tek yer anaokulu :D Bu yüzden sanmıyorum ki üniversiteyi özleyeyim. Düşününce şaka gibi geliyor 16-17 yıllık eğitim hayatım bu yıl sonlanıyor -açıköğretimi saymassak- garip bir duygu aslında. Sanki seneye yepyeni bir hayata uyanacağım gibi hissettiriyor. Her neyse...

Gelelim diğer meseleye; bu ayın sonunda askerlikle ikinci ayımız bitiyor. Her ay bununla alakalı yazı yazmayı planlamıştım, yazacağım da. Geçen sefer de söyledim sanırım, hem bana iyi geliyor, hem geleceğe anı bırakmışım gibi hissettiriyor hem de günün birinde benim gibi birisi&q…

Gelin Laflayalım / Şebnem Ferah

Resim
Daha önce hep hava kararmaya başladığında yine gün bitiyor diye üzülürdüm, yapacak çok şeyim olduğundan falan da değil aslında sadece gün geçip gitsin bitsin istemezdim hiç. Şimdilerde her akşam gün bittiği için neredeyse zil takıp oynayacak hale geldim, gelmesini beklediğim birisi var biliyorsunuz bu yüzden zaman ne kadar hızlı geçerse, günler ne kadar çabuk biterse o kadar iyi benim için.

Sanıyorum önceden bomboş oturma vaktimin çok olmasından keyif alıyor ve bu bitsin istemiyordum, tabii bir de ertesi gün yapılacak işlerde vardı. Artık aman kendime boş dakika bırakmayayım diye kıvranıyorum. Normalde hele de bu kötü havalarda üşenmekten ne dışarı çıkabilen ne okula falan gidebilen birisi iken sırf o günü de hızlıca sonlandırabilmek için vaktimi sürekli bir şeylerle değerlendirme çabasına girdim, bir taraftan keyifli de oluyor böylesi.

Bugün 328 günümüz kalmış, ben saymıyorum aslında çünkü insanda psikoloji kalmaz bunca günü saysa ama o söyledi dün 329 kaldı diye. İnsana küfür gibi g…

Hayat Hakkında / Manuş Baba

Resim
Dün sabah herkesten önce uyanıp güneşlikleri açmaya başladığımda farkettim ki gözlerimiz kapalı yaşıyoruz sanki. Camın önüne oturup dışarıyı seyrettim, gerçekten uzun bir süre. Yaprakların uçuşarak dallardan düşüşünü izledim, rüzgarın ıslığını dinledim. Mesela karşı evin bahçesinde iki tane nar ağacı varmış Eylül ayından beri buradayız ve bunu dün sabah farkettim, günde belki 2 belki 3 kez geçiyorum o evin önünden. Sonra tam karşıda kocaman büyük bir ağaç var yapraklarının ne kadar azaldığını dün farkettim, geldiğimizde ne kadar gür ve heybetliydi ancak şimdi dalları çıplak kalmaya yüz tutmuş. Günde kaç kez geçtiğim sokakta ki şeyleri bile farketmiyormuşum. Görmek için önce bakmak gerekir ya bizler bakmıyoruz bile. Okula mı gideceğim? Aceleyle evden çıkıp koşa koşa durağa git dolmuşa bin ve aynı şekil de eve geri dön. Bazen her şeyin tam ortasındayken durup derin bir nefes almak gerekmez mi? Bizler nefes aldığımızı bile unutarak yaşıyoruz çoğu zaman.

Ve yine dün küçücük bir ana şahit o…

Askerlik İlişkiyi Etkiler mi? Nasıl Etkiler? 1. Ay

Bir aydır ertelediğim Bilim Felsefesi ödevim için oturmuştum aslında bilgisayarımın başına, hocamız bilgisayarda yazmamazı istemiş ödevi -daha az önce öğrendim- onu yazayım diye oturdum, ha bir de bir iki kaynakta internetten bulayım diye -makale falan işte- Gel gelelim ki bir anda blogum düşüverdi aklıma, illa da bir şeyler yazmam gerek diye içim içimi yedi sonuç olarak daha başlamadığım ödevimi yarıda bırakıp buraya koştum, sonra ona devam edeceğim.

Madem öyle biraz sohbet edelim diyorum ne dersiniz? Bugün sabahtan beri yazsam mı yazmasam mı diye düşündüğüm aklımı kurcalayan bir konu vardı aslında sanırım bundan bahsedeceğim. Benim şu aralar hayatımın odak noktası ve en önemli gündemim askerlik. Erkek arkadaşımın askere gittiğinden zaten daha önce ki yazılarımda bahsetmiştim. Şuan bahsetmek istediğim konu ise sanırım bu süreç olacak. Belki okuyanlara gereksiz gelebilir fakat bu askerlik konusu ortaya atıldığından beri daha kesinleşmediği zamanlarda bile ben iyiden iyiye tedirgin olmu…

Öyle Böyle

Resim
Hayatta çok zor günler var, gerçekten boğazımızı düğümleyen bazen bizi hıçkırıklara boğan... Yüreğimizin yerinden söküldüğü, aklımızın almadığı çözümsüz zamanlar var. Bazı şeylerin çözümü, çıkışı yok onlar için gereken tek şey zaman. Bende oturmuş bana biçilen sürenin geçmesini bekliyorum ve geçecek, her şey eskisinden çok daha güzel olacak biliyorum.
Tüm bu hissettiğim duygulara rağmen bugün aynı hayat beni kahkahalara da boğan hayat oluyor. Belki de hayatı güzel yapan tüm bunlardır. Belki de bu kendimi avutma yolumdur, her neyse sonuç olarak her şeye rağmen keyfim yerinde diyebilirim çünkü zaman akıp geçiyor. Düşünsenize bunları yazmaya başladığımdan şuana kadar kaç dakika geçip gitti bile. Önemli olan her anın değerini bilmek, güzel yada kötü her anımız o kadar iyi ki.
Onun haricinde sabah bir boğaz acısı ile uyandım ki sormayın gitsin, kısa sürede geçecek gibi de durmuyor. Her an kendimi antibiyotiğin kollarına bırakabilirim ama direniyorum. Bu sırada bu satırları yazarken Star Tv&#…

Sohbet/ Müzik Önerisi : John Lennon

Resim
Ne zaman bir şey yazmaya kalksam en çok zorlandığım şey başlık bulma konusu oluyor biliyor musunuz? Çünkü hani genellikle şu kitap, bu film, şu bu yemek hakkında yazmıyorum -onlara başlık bulması kolay- genelde neler yaptığımı, duygularımı düşüncelerimi falan anlatıyorum ya burada yani günce gibi kullanıyorum aslında burayı bu yüzden işte başlık bulmak zor oluyor benim için. Her neyse yine öylece yazacağım işte... Şuan biraz heyecanlı ve gerginim de. Mideme kramplar giriyor belki bir iki kelime bir şey yazarsam rahatlarım diye düşündüm.
Havalar birden soğudu, bir çok yerde yükseklere ilk kar düşmüş bile. Bu yıl için bu evi tutarken ara kat olduğundan çok sıcak olacağını düşünerek tutmuştuk lakin hiç de öyle olmadı. Soğukların başlayıp Ekim ayının kapıyı çalmasıyla ben çoktan üşümeye başlamıştım bile ve Kasım ayının son günlerini yaşarken havanında iyice soğuması ile şuan kendimi donma moduna aldım. Böyle giderse bu kış bu evde donacağım gibi görünüyor. Bunun dışında Pazartesi günü göz …

Ders Çalışma Teknikleri : / Ben Nasıl Motive Oluyorum? Nasıl Çalışıyorum?

Resim
Hazır vizeler bitmişken ve bende bloga yazmak için heves doluyken diyorum ki bu yazımda benim gibi ders çalışmakta zorlanan, adapte olmakta güçlük çeken ve çabuk sıkılanlar için ders çalışma teknikleri yada taktikleri hakkında bir yazı yazayım. 
Aslında anlatacaklarım teknikten ziyade "masada nasıl daha uzun süre verimli bir şekilde kalınır" olacak. Tabii ki ben bilir kişi falan değilim, tamamen kendi uyguladığım ve sonrasında daha fazla verim aldığım yöntemleri anlatacağım, umarım faydalı olur. Sizin de kullandığınız başka yöntemler varsa lütfen yorum olarak bana yazın.
1- Öncelikle çalışacağınız ortamın göz yormayacak aydınlıkta olması bence en önemlisi. Çünkü fazla ışık gözlerinizi yorup baş ağrısına ve uyku hissine sebep olabilir aynı şekilde yetersiz ışıkta da uykunuz gelecektir. 

2- Tahmini ders çalışma vaktini belirlemek. (Örn. Sabah saatleri veya öğleden sonra yada geceleri), eğer dikkati çabuk dağılan, evde insanlar bir şeylerle uğraşıyorken aklı onlarda kalanlardansan…

Kendime Gelişim

Havaların güzel, benimse anlatmak istediğim şeyler olmasından dolayı yazmaya başladım bugün. Aslında neredeyse bir hafta kadardır yazmak aklımda olan bir şey fakat ne vakit bulabildim ne de ruhsal olarak içimde bir güç.

Geçen yazımda erkek arkadaşımın askere gideceğinden bahsetmiştim Kasım 1 gibi onu gönderdik. Gitmeden önce gideceği düşüncesi nefesimi kesiyordu, sanki o gidince tek başıma kalacakmışım, nefessiz kalacakmışım ve bir sene boyunca bir boşlukta çırpınarak geçecekmiş günlerim gibi gelmişti. Önce ki yazılarımı okuduysanız ruhsal olarak ne kadar çabuk düştüğümü bilirsiniz. Gönderdiğimiz gün gerçekten hayatımın en zor günü olabilir, nasıl ayakta durdum, o günü nasıl geçirdim bilmiyorum, bir ömür gibiydi. Tüm arkadaşları tüm tanıdıkları oradaydı gitmesi bir yana onca tanıdığı insanın içinde onu yollayacak olmakta başka bir taraftan beni strese sokuyordu ama şunu anladım ki öyle bir anda insan kimseyi umursamıyormuş ve gönderdim. 

Sonrasında gelen günler de farkettim ki ben gidec…

Trabzon,Askerlik ve Game Of Thrones'lu Sohbet - Neler yaptım, neler yapıyorum?

Resim
Yaz tatilindeyim, bitmesine 15 gün falan kaldı ve sonra Sakarya'ya, okula geri dönüyorum. Ama bu yazımda çoğunlukla yaptığım gibi şikayet etmeyeceğim, moralim şükürler olsun ki bir süredir yerinde. Olumsuzluklar ve sıkıntılar beni pek ziyaret etmiyor bir süredir.
Bir çok şeyi kafaya takmanın ve fazla düşünmenin anlamsız olduğu kanısına vardım, yaşayalım ve neler olacağını görelim öyle değil mi? Düşünmeye ve hayatı yönlendirmeye çalışmanın gereği yok. Yapılması gereken şeyleri yaparsın ve sonra beklersin bu kadar. Umarım bu düşüncemi olumsuzluklarla karşılaşınca da sürdürebilirim.
Her neyse aslında bahsetmek istediğim pek bir şeyde yok. Buraları, bir şeyler yazıp sohbet etmeyi özledim ve işte buradayım. Hayatımda neler oluyor onlardan bahsedeyim bari biraz yoksa sizler nasılsınız deyip bitirmek durumunda kalacağım. Burada yazarak neler olduğunu anlatmayı seviyorum, hem günlük tutar gibi, hem dertleşir gibi hemde karşında muhatap bulabiliyorsun. 
Bu yaz bizim okulumuz baya erken kapand…

Kendimi 60 Yaşında Hissediyorum

Herkese merhabalar,

   Nasıl gidiyor, neler yapıyorsunuz? 
Benim işlerim hiç olamayacağı kadar yolundan çıktı bir süredir. Asla sorumluluk sahibi olamayacağımı net olarak anladığım bir dönemden geçiyoruz. Geçtiğimiz okul dönemini güzel atlattığımdan sanırım artık benden bir şeyler olur diyordum fakat yanılmışım, galiba güzel bir dönem geçirdim o kadar. 
   Dünyayı gerçekten anlayamıyorum biliyor musunuz? 
Gerçekten mecbur olduğum şeylere mecbur olmak sizce de çok aptalca değil mi? Örneğin ben şuan yapmam gereken ödevleri asla yapmak istemiyorum. Aylardır geçiştirip duruyorum, başına oturuyorum uğraşıyorum ancak olmuyor, istemedikten sonra hiç bir verim alamadan başından kalkıyorum. Benim koca ömrüm nasıl böyle geçecek gerçekten büyük bir soru işareti.

   Yapmak istediğim onca güzel şey varken bu kitapların arasına sıkışmak, okul, dersler bu tarz sorumluluklar beni inanılmaz yoruyor. Düşünsenize dünyada görülecek milyonlarca güzel yer var, kaçırdığımız onca güzel an. Ben okulda yarı uykulu …

Sırtımdaki Yükleri Atıyorum

Merhabalar,
   Sömestr dolayısı ile 20-25  günlüğüne de olsa evime döndüm. Geldiğimde bloga biraz zaman ayırırım hemen her gün bir şeyler yazardım diye düşünüyordum fakat her şeyde olduğu gibi blog konusunda da asla düşündüklerimi uygulamaya koyamıyorum zaten sürekli aklımda blogun olmasından, kendimi yazmadığım için stresli hissetmekten oldukça sıkıldım. 
   Buraya neden yazmaya başladığımı unutmuş gibiyim, buraya iş gibi hissetmek, sorumluluk olarak sırtıma yüklemek için başlamamıştım. Hobi olarak gördüğüm bana keyif vermesi gereken bir şeyin sırtıma yük yüklemesi canımı sıkmaya başladı ayrıca bir de sürekli içerik üretmek isteme çabasına girdim, aslında ben buraya insanlar sürekli beni okusun diye de başlamamıştım ama bir anda kendimi okunma kaygısının içinde buluverdim. Tüm bu sebeplerle artık benim blogumda zaman zaman yaptığım ürün yorumlarını, film yorumlarını, kitap yorumlarını ayrı bir başlık altında bulamayacaksınız. Burası tamamen sohbet yazıları yazdığım, karşılıklı konuştuğ…