Sinema Filmi Yorumu : Benim Adım Feridun



   Son zamanlarda izlediğim en iyi film olmasını umarak "Benim Adım Feridun" filmine gittim bu Pazartesi. 
   Çok iyi olmasını umuyordum çünkü Çağan Irmak filmi idi, üstelik hem yönetmenliğini yapmış hemde, Mahir Ünsal Eriş'in, Olduğu Kadar Güzellik kitabından, ilgili bölümü -okumadığımdan ayrıntıya girmek istemem- uyarlayıp senaryolaştırmış. 
   Bir de Halil Sezai biliyoruz yani, dram-komedi filmi idi, kesin çok yüksek performans bekliyorum, birde aniden öğrendim bu filmin çıktığını yani fragman falan da izlemedim. Kesin çok duygu yüklü sahneler bekliyorum mesela, filmin bizi içerisine katacağına çok inançlı gittim. Hele de Halil Sezai'nin bir kez dahi olsa şarkı söyleyeceğine emindim, söylemedi.

   Film gerçekten hayal kırıklığıydı. Ne dramı dramdı, ne de komedisi komedi. 
   "Ersan (Halil Sezai) ve Ayla (Özge Borak) 4 yıldır ilişkileri olan bir çift ve Ayla'nın Ersan'ı terk edişi ile başlıyor film, daha sonra Ersan'ın acısını ve İstanbul'da duramayıp ana kucağına dönüşünü ve öylesine girdiği bir düğünde, damadın babasının kendisini Almanya da küs olduğunu sandığı, erkek kardeşinin oğlu Feridun olduğunu, sanmasıyla başlıyor. Ve aynı düğünde Feridun (yani Ersan), Hayal'e (Büşra Pekin) aşık oluyor." Bunları yazmakta sorun görmedim, kendisi de konu olarak basına verdiği için, ancak bu yazanlardan ileri hiç bir şey olmadığını söylemek isterim.
   Ortada bir ayrılış var hemde 4 yıllık bir ilişkinin ayrılışı, ne bahsedilen acının yaşanmışlığını ciddi bir şekilde görebildik, ne unutma süresine tanık olduk ne de doğru düzgün Hayal'i tanıdıktan sonra ki yeniden aşık olma durumunun heyecanını yaşattı film. Örneğin gizlice girilen bir düğün ve Ersan'ın Feridun sanılması gibi güzel bir konuda inanılmaz eğlenceli sahneler çekilebilirdi fakat sadece bir kaç noktada gülümsedim onun dışında dediğim gibi ne dramdı ne de komedi. Ne ağlattı nede güldürdü. Sanki film bilerek hızlandırılmış ve kısa olması için çalışılmış, zorla çektirilen bir film gibiydi, Çağan Irmak gibi başarılı işlerde imzası olan birisinden bu beklenemezdi.

   Filmde tek takdire şayan şeyler görüntü ve ses kalitesiydi. Bunun dışında izlenmeye değer olduğunu bile düşünmüyorum, hatta şu kadar diyorum televizyona geldiğinde bile kanalda insanı tutabileceğini sanmıyorum. Benim için vasat bir işti. Siz ne düşünüyorsunuz? Lütfen benimle paylaşın.

Yorumlar

  1. Ben de şimdi Ekşi Elmalar'ı yazdım blogda. :)

    YanıtlaSil
  2. Hayal kırıklığı diyosun yani :/ tüh ya bende büyük umutlar besledim film için

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer gidip görürsen sen nasıl buldun bilmek isterim ama bence hayal kırıklığı :/

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sohbet Edelim :)

Şampuan Hakkında : Head & Shoulders

Şampuan İncelemesi : GLISS / Million Gloss